Küreselleşme Karşıtı Eylem
 

20 Temmuz 2001 Cuma günü, Sosyal Ekolojist Dönüşüm (SED), Cenova’daki G-8 ve Bonn’daki kapitalist İklim Zirvesi’ne karşı düzenlenen eylemlerle dayanışma amacıyla bir eylem düzenledi. Öğleye doğru başlayan eylem, Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde düzenlendi. Yoğun bir katılımın gerçekleştiği ve A-Platform’daki diğer örgütlenmeler (AGF ve Efendisizler) tarafından da desteklenen eylem, Galatasaray’dan başladı. Üzerlerinde "Kapitalizm Öldürür", "Geleceğimizi Zehirletmeyeceğiz", "Küresel Kapitalizme Hayır", "Seattle-Prag-İstanbul-Cenova: Anarşi", "İklim Katili G-8 Ülkeleri" ve daha başka sloganların yazılı olduğu kara şemsiyeler ve kara, kara-yeşil, kara-kırmızı bayraklarla yürüyüşe geçen eylemcilere, SOSYAL EKOLOJİST DÖNÜŞÜM pankartı, küresel ısınma nedeniyle özellikle Güney Kutbu’nun erimesi sonucu suların yükselecek olması ve bunun Nuh Tufanı efsanesine benzerliğini temsilen "yelken-pankart"ında "KAPİTALİZM DÜNYAYI YAKIYOR" yazılı NUH II GEMİSİ ve Nuh rolü oynayan bir eylemci eşlik etti.


Eylemciler, yürürken sloganlar attılar. "İklim Katili G-8 İlleti", "Sanayileşme Öldürür", "Kapitalizm Öldürür", "G-8’e, Sanayileşmeye, Otomobile, Kapitalizme Hayır!", "Toprak Komün Özgürlük", "Nuh’un Gemisi Hepimizi Alamaz", "Kapitalizm Dünyayı Yakıyor", "Her Yer Cenova" sloganları atılırken kapitalizmin simgesi McDonald’s yumurtalandı. Yürüyerek yine İstiklal Caddesi üzerindeki Odakule İş Merkezi’nin (ki, İstanbul Sanayi Odası oradadır) önüne gelen anarşist-ekolojist eylemciler, Nuh’un basın açıklamasını okumasının ardından sloganlar atarak Odakule’nin önüne buz kalıpları attılar. Bir eylemcinin "eylemin başarıya ulaştığı ve küresel kapitalizme kaşı mücadelenin devam edeceğini" söylemesinin ardından, topluluk "Toprak Komün Özgürlük" ve "Her Yer Cenova, Her Yer Anarşi" sloganlarını atarak dağıldılar.

Polisin eylemi geç fark etmesi nedeniyle eylem önceden kurgulandığı şekliyle tamamlandı. Sonradan gelen polis minibüsü ara sokaklara dağılmış olan eylemcileri kovalayarak 14 eylemciyi gözaltına aldı.

Küresel kapitalizmin doymak bilmez kâr hırsının en korkunç sonuçlarından biri olan küresel ısınma, dünyanın sonunu getirecek bir ekolojik felaket. Ve küresel ısınmanın "başaktörleri", Cenova ve Bonn’da kârlarına kâr katmak, sefalet ve köleliği küreselleştirmek için zirveler düzenliyorlar. Tabii ki, yalnız değiller! Onları "zirve"den aşağı indirmek için eylemciler bu şehirleri doldurdular ve eylemlerine başladılar. SED de düzenlediği bu eylemle hem küresel kapitalizm karşıtı eylemlere destek verdi, hem de karşı karşıya olduğumuz bu büyük ekolojik felakete dikkat çekti.

Filistin Halkı Yalnız Değildir!
 

Filistin'de devam eden zulüm ve vahşet Boğaziçi Üniversitesi'nde protesto edildi. 4 Nisan Perşembe Saat 13:00'te orta kantin önünde toplanan ve aralarında AGF-Kara Hisar'ın da bulunduğu yaklaşık 250 kişilik topluluk "Katil Şaron, Katil ABD", "Susma Haykır Halklar Kardeştir", "Şaron, Hitler'in ikiz kardeşi!" sloganları atarak İsrail'i protesto etti. Basının içeri alınmaması üzerine toplulukla beraber güney giriş kapısı önüne kadar "Yaşasın Halkların Kardeşliği", "Savaşsız bir dünya istiyoruz!", "Filistin Halkı Yalnız Değildir" sloganlarıyla yürüdük. Burada okunan "basın açıklaması"nda İsrail'in ABD'nin desteğiyle Filistin topraklarında, Filistin halkına devlet eliyle uyguladığı terör ve soykırımı lanetlendik; İsrail ordusunun, işgal ettiği Filistin topraklarında Nazi esir kamplarını andıran askeri kamplar kurması ve 500'den fazla Filistinliyi bu kamplara kapatması şiddetle kınandık. Basın açıklamasının ardından "Katil İsrail, Filistin'den defol!", "Filistin Halkı Yalnız Değildir" sloganları atarak savaşsız bir dünya için haykırdık.



Protesto yürüyüşü ve basın açıklamasının ardından eylemlerimiz devam etti. Boğaziçi Üniversitesi'nde 16-17-18 Nisan tarihleri boyunca saat 11:00 ile 14:00 arasında Filistin'de yaşananlarının fotoğrafları okulun güney ve kuzey meydanlarında sergiledik. Her gün okulun farklı yerlerinde sergilenen fotoğraflarla uyandırmak istediğimiz etkiyi yine her gün saat 13:00'te hoparlörlerden yüksek sesle yayınlanan siren sesleri, Filistinliler'in haykırışları ve silah seslerini andıran torpillerin patlatılmasıyla destekledik. Çeşitli görüşlerden çok sayıda gencin hoparlörden gelen sesin ardından alkış ve "Filistin Halkı Yalnız Değildir!" sloganlarıyla destek verdiği eylem 18 Nisan Perşembe günü üniversitenin sinema salonunda "Batı Beyrut" filminin gösterilmesi ve filmin ardından saat 21:00'de mumlarla aydınlattığımız fotoğrafların yanına dizilerek Filistinliler'e alkış ve "Filistin Halkı Yalnız Değildir", "Hepimiz Birer Filistinliyiz", "Yaşasın Halkların Kardeşliği" sloganları eşliğinde destek vermememizle sona erdi.

Filistin'de devam eden zulüm ve vahşet Boğaziçi Üniversitesi'nde protesto edildi. 4 Nisan Perşembe Saat 13:00'te orta kantin önünde toplanan ve aralarında AGF-Kara Hisar'ın da bulunduğu yaklaşık 250 kişilik topluluk "Katil Şaron, Katil ABD", "Susma Haykır Halklar Kardeştir", "Şaron, Hitler'in ikiz kardeşi!" sloganları atarak İsrail'i protesto etti. Basının içeri alınmaması üzerine toplulukla beraber güney giriş kapısı önüne kadar "Yaşasın Halkların Kardeşliği", "Savaşsız bir dünya istiyoruz!", "Filistin Halkı Yalnız Değildir" sloganlarıyla yürüdük. Burada okunan "basın açıklaması"nda İsrail'in ABD'nin desteğiyle Filistin topraklarında, Filistin halkına devlet eliyle uyguladığı terör ve soykırımı lanetlendik; İsrail ordusunun, işgal ettiği Filistin topraklarında Nazi esir kamplarını andıran askeri kamplar kurması ve 500'den fazla Filistinliyi bu kamplara kapatması şiddetle kınandık. Basın açıklamasının ardından "Katil İsrail, Filistin'den defol!", "Filistin Halkı Yalnız Değildir" sloganları atarak savaşsız bir dünya için haykırdık.



Protesto yürüyüşü ve basın açıklamasının ardından eylemlerimiz devam etti. Boğaziçi Üniversitesi'nde 16-17-18 Nisan tarihleri boyunca saat 11:00 ile 14:00 arasında Filistin'de yaşananlarının fotoğrafları okulun güney ve kuzey meydanlarında sergiledik. Her gün okulun farklı yerlerinde sergilenen fotoğraflarla uyandırmak istediğimiz etkiyi yine her gün saat 13:00'te hoparlörlerden yüksek sesle yayınlanan siren sesleri, Filistinliler'in haykırışları ve silah seslerini andıran torpillerin patlatılmasıyla destekledik. Çeşitli görüşlerden çok sayıda gencin hoparlörden gelen sesin ardından alkış ve "Filistin Halkı Yalnız Değildir!" sloganlarıyla destek verdiği eylem 18 Nisan Perşembe günü üniversitenin sinema salonunda "Batı Beyrut" filminin gösterilmesi ve filmin ardından saat 21:00'de mumlarla aydınlattığımız fotoğrafların yanına dizilerek Filistinliler'e alkış ve "Filistin Halkı Yalnız Değildir", "Hepimiz Birer Filistinliyiz", "Yaşasın Halkların Kardeşliği" sloganları eşliğinde destek vermememizle sona erdi.

Küresel Kapitalizme Karşı
 

Seattle'da Anarşi / Temmuz 1999
Seattle'da yaşananlar küreselleşmeye karşı ilk geniş çaplı büyük tepkiydi. Kapitalizmin neden olduğu küresel adaletsizliğe karşı kitleler Seattle'da sokağa dökülerek kapitalizmi ve küreselleşmeyi protesto etti. Protesto gösterilerinde anarşistler başı çekiyordu... .

 

Washington'da Anarşi / Nisan 2000
1999'un Temmuz ayında J18 ile başlayıp Kasım'da Seattle ile devam eden "küresel direniş", bu kez de 16-17 Nisan tarihlerinde ABD'nin başkenti Washington'ı A16 koduyla vurdu. Aylardır ayrıntılı şekilde planlanan, eylemlerin son gününde yaklaşık 25000 civarı bir katılımın sürdüğü ve müthiş bir örgütlenme ile yürütülen çeşitli sokak eylemleri, IMF ve Dünya Bankası'nın Washington'daki toplantısını engellemek ortak paydasında birleşti... Devamı..

Prag'da Anarşi / Eylül 2000
Kapitalizmin küreselleşmesiyle beraber küresel kapitalizme karşı verilen özgürlük mücadelesinin de Seattle'da atılan ilk adımlarla küreselleşmeye başlaması, insanlığın özgürlük mücadelesi açısından yeni bir sürecin başlama potansiyelinin habercisiydi. IMF-DB toplantısıyla beraber küresel eylem de Prag'a taşındı. Prag'daki gösterilere AGF ve Efendisizlerden de bir grup katıldı   .Devamı...

Quebec'te Anarşi / Nisan 2001
34 ülkeden gelen 'önemli şahsiyetler' 20-22 Nisan günlerinde Amerika kıtasını serbest piyasa alanına dönüştürmek amacıyla, yani kıtada yaşayan tüm canlılar adına karar almak ve kıtayı henüz tam olarak dönüşmediği "serbest sömürü alanı" haline getirmek için Kanada'nın Quebec şehrinde toplandılar. 20 Nisan günü Quebec sokakları, çeşitli grupların birlikte gerçekleştirdikleri sakin protesto gösterilerine sahne oldu ve kapitalistler tellerin içinde, eylemcileri pasifize ettikleri yanılgısına düşerek toplantılarına başladılar...Devamı

Göteborg'da Anarşi / Haziran 2001
14 Haziran 2001 günü İsveç’in Göteborg şehrinde Avrupa Birliği ülkelerinin toplantısı sorunlu başladı. İrlanda halkının Nice antlaşmasının referandumla reddetmesi AB ülkelerinde soğuk duş etkisi yaratmıştı. AB devletleri bu karşı çıkışın kendi topraklarında nasıl bir hava yaratabileceği ve tam 'Avrupa’yı birleştiriyoruz' söylemini oturttuk derken kendi vatandaşlarının buna yanaşmayabileceğini anlamaları bir krize yol açtı. Ama asıl kriz sokaktaydı...Devamı ana sayfada

Cenova'da Anarşi / Temmuz 2001
İtalya'nın Cenova kentinde, 20-21 Temmuz tarihlerinde gerçekleşen G-8 toplantısı şimdiye kadarki en büyük küreselleşme karşıtı protestolara sahne oldu. Gösteriler sırasında bir İspanyol genç başından aldığı kuşunla öldü. Kapitalizm bir can daha aldı.

Brüksel'de Anarşi / Aralık 2001
Avrupa Birliği'nin Belçika'da düzenlediği "Laeken toplantısı" süresince Brüksel çeşitli gösterilere sahne oldu. Avrupa Birliği toplantısının son günü olan 15 Aralık'ta Brüksel sokakları farklı eylemlerle sarsıldı. Yaklaşık 5.000 kişinin katıldığı anarşist gösteri, politikacılara mesaj taşımak ya da politikacılarla masaya oturmak gibi anarşizmle bağdaşmayan düşünceler etrafında örgütlenmediği için, yürüyüşlerin rotası şehrin çalışanlarının yoğun olarak bulundukları alanlardan geçirildi. "Adalet yoksa barış da yok!" sloganının yankılandığı sokaklarda, eylemciler polisle çatıştılar....Devamı
İzmir Anarşist Federasyonu’ndan Savaş Karşıtı Eylem
 

Bir süredir, Ege Üniversitesi’nde çalışma yürüten İzmir Anarşist Federasyonu(İAF)-Kara Gündem Grubu, kapitalizmin savaşlarına karşı eylem yaptı.

Ege Üniversitesi’nde çalışma yürüten bir grup İAF’li tarafından, gündem üzerine söz söylemek için oluşturulan Kara Gündem Grubu, üniversite kampüsünde bir eylem yaptı. 22 Ekim Pazartesi günü, saat 12.00’de yapılan eylem, ellerinde kara-kızıl, kara-yeşil ve kara bayraklar taşıyan eylemcilerin alkışlarıyla başladı. Anarşist grup, slogan atarak E.Ü. Edebiyat Fakültesi öğrenci grişine yürüdü. Sloganlar devam ederken birkaç eylemci, sergi salonu koridorunun çatısına çıkarak, üzerinde "Kapitalizmin Savaşlarına Karşı Özgürlük Barikatları" yazan, Kara Gündem imzalı pankartı aşağı sarkıtıp, astılar. Pankartın fon oluşturmasıyla bir İAF’li, bildiriyi okumaya başladı (bu bildiri aşağıdadır).

Metnin okunmasıyla tekrar slogan atmaya başlayan anarşistler, eylem sona erdikten sonra Pablo Neruda ve Afşar Timuçin’in savaş karşıtı birer şiirini içeren bildirileri dağıttılar. Eylemi renkli kılan bir başka durum da, bir eylemcinin, eylem süresince üzerinde ABD bayrağı olan kağıttan uçakları etrafa atmasıydı. Uçak şekilli kağıtların içi açıldığında ise, ABD’nin kanlı politikalarını kendi ağzından anlatan sözlerle karşılaşılıyordu. Renkliliğiyle dikkat çeken eylemde anarşistler şu sloganları kullandılar:

Devletler terörist halklar kardeştir! Kapitalizm savaş; halklar barış üretir! Tahakküm nerede barikatlar orada! Yaşasın özgürlük barikatları! Köle değil özgür ol; özgürlük anarşisttir! Devrim hemen şimdi; yaşasın anarşi! Kahrolsun Amerikan emperyalizmi!

İAF'NİN EYLEMDE OKUDUĞU BİLDİRİ
 

Bugünlerde kapitalizmin gerçek yüzünü bir kez daha görmekteyiz. Sürekli savaş ve kriz üreten kapitalizm, kendisine yeni mekanlar bulmak için hararetli bir çalışma içerisine girmiştir. Sınırsız bir dünya idealini kendi tekeline alan ve içini boşaltan kapitalizm, ele geçirdiği her şeyi insanlığa yönelik bir silah olarak kullanmaktadır. Kendisi küreselleştikçe silahları da küreselleşen kapitalizmin başlıca silahı, iletişim teknolojisidir. Ve bugünlerde bu silahını açıkça kullanmaktadır. ABD’de gerçekleştirilen saldırı sonrası, bunu tüm dünyaya bir kez daha kanıtlamıştır. Terörle mücadele, özgürlük ve demokrasi gibi söylemler başlıca argümanları, utanç verici amaçlarının araçları olmaktadır. Özgürlüğü tüketim serbestliğiyle, insan haklarını parlamenter demokrasinin verdiği hakla ve demokrasiyi de efendi-köle ilişkisiyle bilinçli olarak karıştıran ABD, bir yandan terörü sindirme ve yıldırma politikası olarak tanımlarken, yıllardır sinsice uyguladığı diş politikalarını örtbas etmeye çalışmaktadır.

Tüm dünyada mutlak hakimiyetini sağlamak için devlet kapitalistleriyle savaşan küresel kapitalizmin savunucularının başında ABD gelmektedir. ABD, bu amaca ulaşmak için yıllarca anti- komünist cepheler oluşturmuştur. Faşistlerden dincilere kadar çok geniş bir platformu kapsayan bu cephenin dinciler kanadı, şimdi ABD’yi düşman ilan etmiştir. Bu, ABD’nin emperyalist çıkarları için bir kanal oluşturmuştur. Her şey bununla da sınırlı değildir. Bilinçli propagandayla, terörle mücadele adı altında, bütün muhalif sesler boğulmaya çalışılmaktadır.

IMF politikalarına tam bağımlı hareket eden TC. Hükümeti, bütün devletlerin yaptığı gibi küresel kapitalizme hizmet etmekte ve bu sebeple ABD çıkarlarına uygun hareket etmektedir. TC. Hükümeti, ABD’nin emperyalist çıkarlarına hizmet etmekle Afganistan’da ölmekte ve ölecek olan binlerce insanın hayatından sorumlu tutulacaktır. Bu sorun, bir yanlış hükümet sorunu değildir.

Devlet olmanın birinci şartı, diğer halkları peşinen düşman kabul etmek ve bu eksende dış politika geliştirmektir. Devlet kurumu ve kapitalizm var olduğu sürece halkların anlamsız düşmanlığı sürecektir.

Biz anarşistler olarak, bir kez daha tekrarlıyoruz; kapitalizmin savaşları sadece kapitalistlere huzur getirir ve bu huzur da fazla uzun sürmeyecek nesnel koşulların tahakkümüne anarşist etik doğrultusunda hayır diyen biz anarşistler tarafından yerle bir edilecektir.

Artık, küresel kapitalizm ve devlet kapitalizmiyle sömürülen halkların, bu sömürüye karşı özgürlük barikatları kurma zamanı gelmiştir.

Artık kapitalizm tarafından katledilen doğanın, kişiliksizleştirilen, yozlaştırılan ve kendine yabancılaştırılan insanların, özgürlük barikatları kurma zamanı gelmiştir.

Artık, devrimi yarına erteleyenlere devrimin bugünden başladığını ilan etmenin zamanı gelmiştir.

Artık doğrudan eylemi benimseyen, yatay örgütlenmeli ve hiyerarşisiz, anarşist örgütlenmelerin, kapitalizme karşı özgürlük barikatları kurma zamanı gelmiştir.